Sigara ve Solunum Yolları


Çocukların, anne ve babalarının içtikleri sigaranın dumanına maruz kalması, birçok hastalığın ölüm oranı arttırmaktadır.

Bu etki çocuk daha anne karnında iken başlamaktadır. Gebe kadının sigara içmesi düşük oranını, doğumsal anomali riskini, geç fetal (anne karnındaki bebekte) ve yeni doğan ölüm hızını arttırır. Nikotin damarlarda daralma yaparak plasenta kan akımını azaltır, karbon monoksit de fetal (anne karnındaki bebekte) hemoglobini bağlar ve sonuç olarak anne karnındaki doğmamış bebeğin kilo alımı etkilenir ve bebek düşük doğum ağırlıklı olarak doğar. Bununla birlikte, anneleri doğum öncesi dönemde sigara içen çocukların akıl ve kas yapısı gelişimlerinin de geri olduğu bildirilmiştir.

Anneleri sigara içen çocuklarda akut solunum yolu hastalıkları sıklığı artmaktadır. Bu etki süt çocukluğu döneminde en fazladır. Anneleri sigara içen çocukların, yaşamın ilk bir yılı içinde (özellikle 6-9 aylık dönemde) 9ö 38 daha fazla sıklıkla bronşit ve pnömoni oldukları saptanmıştır. Bu etki içilen sigara sayısı ile artmaktadır. Günlük içilen sigara sayısında her beş sigara artışı için, alt solunum yolu hastalıklarının sıklığında 2,5-3,5 birim artış görülmüştür. Bu çocukların hastaneye yatış hızının dört kat arttığı ve bunun günlük içilen sigara sayısı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Anneleri sigara içen çocukların akciğerlerinin, yaşıtlarına göre az geliştiği bildirilmiştir. Bu etki, erişkin yaşamda obstrüktif (solunum yolarının daralmasına bağlı) solunum yolu hastalıkları için risk getirebilir. Anneleri sigara içen okul öncesi çocuklarda (yaşamın ilk beş yılı içinde) , sigara içmeyenlere göre pnömoni ve bronşit üç kat, akut nazofarenjit ve sinüzit 1,5 kat artmaktadır.

Annelerin sigara içmesinin, beş ile dokuz yaş arası çocuklarda bile solunum fonksiyonlarında bozulmaya yol açtığı ve birinci saniyedeki zorlu soluk alıp verme miktarında azalma olduğu gösterilmiştir. Ana-babaları sigara içen astımlı çocuklar daha sık ve daha şiddetli atak geçirebilir. Ana-babalar sigara sayısını azalttıklarında astım bulguları da azalmaktadır.

Okul öncesi pasif içici çocuklarda seröz otitis media % 60 daha fazla görülmektedir. Altı aylık çocukların 18 aylık izlemelerinde; pasif içici çocuklar ortalama 7,1 seröz otitis media atağı geçirirken, çevresinde sigara içilmeyen çocukların 5,8 atak geçirdiği görülmüştür. Aynı zamanda pasif içicilerde seröz otitis media iyileşme süresi de 28 gün iken, diğerlerinde yalnızca 19 gündür. Yedi yaşındaki seröz otitis media olgularının °ö 33'ü, pasif sigara içiciliğine bağlanmıştır. Günde üç paket sigaradan fazla içilen evlerdeki Çocukların, sigara içilmeyen ortamdan gelenlere göre dört kez daha fazla timpanik tüp yerleştirilmesi için başvurduğu görülmüştür. Annenin günde 20'den fazla sigara içmesi, süt çocuklarında yineleyen otitis media için de önemli bir risk etmenidir.